Herkes Kendi İçindekini Dışa Vurur
Kitaplardan Notlar 247 0

Herkes Kendi İçindekini Dışa Vurur

Şüpheden arınmış bir inanca sahip olunduğunda ve başarılı bir model esas alınıp, hakkıyla tatbik edildiğinde her insan büyük başarıların altına imza atabilir. Çünkü Allah sadece peygamberlere ve velilere ruh üflememiştir. Hepimiz O’nun ruhundan bir parça taşıyoruz.

Bütün mesele, bize verilmiş olan cihazları doğru kavrayıp, kullanmayı öğrenerek çalıştırmaktır. Eğer peygamberlerin halleri taklit edilemeyecek kadar yüksek ve ilahi olsaydı, bizim için örnek olmaktan çıkarlardı. Çünkü nebiler, aynı zamanda insan formatı dediğimiz bu yapıyı en iyi kullanan insanlardır.

Nebiler ve peygamberler bu mantıkla bakıldığında, bizim için ideal modellerdir. Rabbin nimeti için bir izaha zaten gerek yoktur. O ölüyü diriltir, yoktan var da eder, varı yok da eder. Hızır ve İlyas gibi benzeri bizim literatürümüzde var olan olağanüstü tiplerin de beyin kapasitelerini ziyadesiyle kullanabildikleri için zaman içinde sıçrama yapabildikleri ve sayısız mekanda aynı anda görülebildikleri kabul edilmiştir.

Her insanda benzer kapasite vardır. Her insan kapasitesi ışığında kendi duyu hapishanesinin sınırlarını aşabilir. Her insanın Yaratıcı karşısındaki sorumluluğu bir diğer insana göre hayli farklıdır. Bu farklılığın sebebi de farklı donanım ve kapasitelerdir.

Kimi insan vardır ressam olmak ister, siz ona başbakan olmayı teklif etseniz de reddeder. Çünkü onun donanımı ve eğilimi diğer yöndedir. Kimi de başbakan olmak için cinayet işlemeyi bile göze alır. İşte bu hallerin kaynağı, donanım ve kapasite farklılığıdır.

Ressam olmak isteyenin donanımı ile başbakan olmak isteyenin donanımı bir değildir ve başarılı olma ölçütleri de farklıdır. Yine mübalağalı bir örnek vererek zihin jimnastiği yapmayı da ihmal etmeyelim.

Erik ağacı kaliteli bir erik verdiği zaman kendisini başarılı hisseder ama gül ağacının kaliteli erik vermek gibi bir derdi yoktur, onun derdi kaliteli gül verebilmektir. Herkes, Cenab-ı Hakk hangi donanımı kendisine takdir etmişse ancak o donanımın onu ulaştırabileceği hedefe vardığında kendini mutlu hisseder.

Mutluluğu yakalayabilenler ile mutsuzluğa gömülenler arasındaki tek fark, birisinin donanımını kullanmasını öğrenmesi, diğerinin ise bu zahmete katlanmayı göze almamasıdır. Kendini mutluluğa götürecek bilgileri öğrenen ve onları “ruh gücüyle” birleştirip disipline edebilen, başarır ve mutlu olur.

Öğrenmeyen yahut öğrense bile eyleme geçirme zahmetine katlanmayan, böyle bir ruh disiplinine sahip olmayan da başarısızlığı kader zannederek mutsuzluğa gömülür.

Beynimizi tanımak, beynimizin kapasitesini kavramak, çalışma şeklini, bilgi kaydetme ve programlama yöntemlerini, enerji kullanım kapasitesini, nasıl beslendiğini iyi bilmemiz bu yüzden hayati önem arz eder.

Bu makale Yazar Mehmet Ali Bulut’un Ruhun Deşifresi adlı kitabından alıntılanmıştır. Hayat Yayınları

Ferhat Arslan {Ferhat}

Selam 26 yaşındayım kişisel gelişim hakkında kendime yetecek kadar eğitim aldım. Edinmiş olduğum bilgiler doğrultusunda paylaşım yapıp hem kendimi geliştirmek hemde sizleri bilgilendirmek istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir