Yaradılıştaki Farklılık, Yaratıcının Keyfi Bir Tercihi mi?
Kitaplardan Notlar 104 0

Yaradılıştaki Farklılık, Yaratıcının Keyfi Bir Tercihi mi?

Elbette ki, insanlar eşit doğmaz ve bazıları kimi açılardan daha üstündür. Bu üstünlük, Yaratıcı’nin “keyfi bir tercihi” midir, yoksa bedenimizin inşasında kullanılan malzemenin – ki o malzeme anne ve babalarımızın yiyip içtiği helal yahut haram, başka bir deyişle temiz veya kirli gıdalardan yaratılmış asitlerden oluşmuştur- kaliteli olup olmamasından mı kaynaklanır?

Cenab-ı Hak, anne-babalar olarak biz ne hazırlamışsak, çocuğumuzu da o malzemeden inşa ettiğine göre, o bünyenin kapasitesi ve kalitesi de normal olarak bizim hazırladığımız malzemeye bağlıdır. O yüzden pekala şunu söyleyebiliriz ki bir insanın diğerinden üstün olmasında bile Tanrı’nın kusuru değil insan iradesinin payı vardır ve ilahi hikmet de o paya binaen insanları sınıf sınıf ve kalite kalite yaratmaktadır.

Bu açılım ilk etapta geleneksel düşünceyi rahatsız edebilir. Ama düşünün ki bir elmanın diğer bir elmadan kalite bakımından üstünlüğünün nedenlerini rahatlıkla sorgulayabiliyoruz. “Filan cins elma, filan cins elmadan lezzetlidir”, yahut “Sivas elması Amasya elmasından daha suludur” gibi yargılarda bulunurken bir gerekçe ve hikmetin bilincini fark ettiğimiz halde, insan söz konusu olunca neden hemen kadere ve takdire sığınmayı tercih ediyoruz?

Bence bu soruyu herkes kendisine sormalı.

“Filanın işleri rast giderken neden benim işlerim hep ters gider veya o neden becerdi de ben beceremiyorum? diye sormakla başlayabilirsiniz işe. Çoğunuz, “E canım kader diye bir şey de var. Onu nasıl görmezlikten geliyorsun? diye bir itirazı tercih edeceksiniz. O zaman ben size şunu sorayım: Allah, Firavun’u ve Mısır halkını bizzat kendisi yerle bir edebilecekken – ki zaten Musa’nın asasını vesile ederek yine bütün mucizeleri Allah yarattı- neden bu iş için Musa’yı görevlendirdi?

İfademi mazur görün, işin özünü bilmediğiniz için size biraz edepsizlik gibi gelecek ama ben bu tabiri kullanacağım: “Cenab-ı Hakk’ın Firavun’a haddini bildirmek için taşeron kullanmaya ihtiyacı mı vardı? Elbette ki hayır! Hayır, çünkü O, bütün bu yaptıkları ve Kutsal Kitap’ta sık sık vurguladığı hadiselerle de bize sırrını vermeye çalışıyor. Bu muazzam bir sır! İnsanlarla ilgili hadiselerin ve hareketlerin ortaya çıkmasında insanın iradesinin ve kabiliyetlerinin ne kadar önemli olduğunu idrak etmemizi sağlayacak sır!

Bu makale Yazar Mehmet Ali Bulut’un Ruhun Deşifresi isimli kitabından alıntılanmıştır. Hayat Yayınları.

Ferhat Arslan {Ferhat}

Selam 26 yaşındayım kişisel gelişim hakkında kendime yetecek kadar eğitim aldım. Edinmiş olduğum bilgiler doğrultusunda paylaşım yapıp hem kendimi geliştirmek hemde sizleri bilgilendirmek istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir