Zaman İçinde Yolculuk: Hatırlama
Hafıza 187 0

Zaman İçinde Yolculuk: Hatırlama

Hafızamız beynimiz gibi muhteşem bir kainattır. Hafızanın en büyük işlevi daha önce alınmış bilgilerin beyinde saklanması ve gerektiğinde getirilip kullanılır hale getirilmesi işlevidir. Yani bilgiyi kaydetme, gerektiğinde hatırlama ve onu ömür boyu akılda tutma! Hatırlama, geçmişe ait bilgileri içinde bulunduğumuz ana getirme yeteneğidir. Akılda tutma ise beynin bilgiyi alıp depolama yeteneğidir. Aslına bakılırsa beyin beş duyu yoluyla aldığı her şeyi, bir şekilde hafızaya alır. Bu hafızalar tıpkı bilgisayarda olduğu gibi geçici, belli süreli ve uzun süreli ana bellek olmak üzere değişiklik arz eder. Dolayısıyla ana hafıza esas olmak ve ona bağlı olmak şartıyla her bir organımızın da bir hafızası var desek yanlış olmaz. İşte bu alınan bilgilerin ileride kullanılmak üzere bir şekilde bir yerlerde depolanması da akılda tutma işlevidir ki o da hafızanın bir çeşididir. Halk arasında hafızanın bilinen şekli de bu hafızadır. Yani depo… Daha önce edinilen bilgiyi hatırlayabilmek muhteşem bir hadisedir. Bu işlem adeta bir tür zaman içi yolculuktur. Güya beynimiz zaman tünelini aşarak yıllar önce yaşanmış o olayın yaşandığı ana ve mekana gider. Orada onu yeniden yaşar. İşte buna hatırlama deriz. Dikkat ederseniz hafızamız hatırlanması istenen veya kendiliğinden hatırlanan bir olayı bilincimize yani ekrana taşıdığında onu o zamanki bütün şart ve halleri ile getirir. Biz o anı bir kere daha yaşarız. Heyecan ise heyecan, korku ise korku, sevinç ise sevinç duyarız. Vücudumuz da tıpkı o an gibi hormon salgılar. Heyecanlanır, korkar veya seviniriz. Dolayısıyla hatırlama, o anın ekrana getirilmesi midir yoksa ruhumuzun, hafızamızın imkan ve kabiliyetlerini kullanarak o ana gitmesi midir bilinmez ama genelde, hatırlamanın, aslında zaman içinde bir yolculuk olduğu kabul edilir. Fakat bazen de olayı bulunduğumuz zamana taşır. Onu örnek olarak kullanmamızı sağlar. Zihnimiz, o bilgiyi getirip o an yaşanmakta olan bir olayla irtibatlandırır ve ondan örnek alarak yol haritamızı çizmemize yardımcı olur. Beynimizi bunu hafızamızın hatırlama kabiliyeti sayesinde yapar. Böylece hatırlama, geçmiş ile anı ve geleceği birbirine bağlar ve böylece bellekte bulunan bilgilerin sürekli tazelenmesini de sağlar. Hatırlamak, zihinsel işlevi faal tutmanın ve belleğin ileriye yönelik çalışmasının yanı sıra anlamlı bilginin beyinde sürekli dolaşmasına da vesile olur. Aslına bakılırsa nasıl ki bilgisayardaki bir bilgi asla kaybolmuyor, beyin tarafından hafızaya alınmış bir bilgi de asla kaybolmaz. Sadece onunla irtibata geçirilecek olaylar yaşanmadığı için o bilgi de hatırlanmamaktadır. Tamamen unuttuğunuz bir bilgi, hiç ummadığınız bir anda biri tarafından onunla irtibatlı bir anlatı sırasında pat diye akla geliverir. Oysa siz onu tamamen unutmuşsunuz. Yani o bilginin gündeme gelmesini sağlayacak gerekçeleriniz yoksa o bilgi de unutulmuş olur. Gerçekte aslında unutmak asla mümkün değildir, unutmak dediğimiz şey, hatırlamak istenene erişimi engellemektir.

Bu makale Mehmet Ali Bulut’un Ruhun Deşifresi isimli kitabından alıntılanmıştır. Hayat Yayınları

Ferhat Arslan {Ferhat}

Selam 26 yaşındayım kişisel gelişim hakkında kendime yetecek kadar eğitim aldım. Edinmiş olduğum bilgiler doğrultusunda paylaşım yapıp hem kendimi geliştirmek hemde sizleri bilgilendirmek istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir